Sağlık Rehberi · Sağlık · 2 dk okuma
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve otizm tanılarındaki artışın nedenleri
DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) ve otizm tanıları son yıllarda dünya genelinde belirgin şekilde artarken, bu artışın nedenleri araştırmacılar tarafından uzun süredir tartışılıyor. Danimarka’da yapılan bir araştırmada, DEHB ya da otizm tanısı alan çocuklarla tanı almayanların arası

DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) ve otizm tanıları son yıllarda dünya genelinde belirgin şekilde artarken, bu artışın nedenleri araştırmacılar tarafından uzun süredir tartışılıyor. Danimarka’da yapılan bir araştırmada, DEHB ya da otizm tanısı alan çocuklarla tanı almayanların arasındaki belirtilerin farklılaştığı ortaya çıktı. Bulgular, tanı sayısındaki artışın yalnızca bu durumların görülme sıklığındaki değişimle açıklanamayabileceğine işaret ediyor.
Barcelona Küresel Sağlık Enstitüsü (ISGlobal) ve Aarhus Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, Danimarka’da 2012-2022 yılları arasında DEHB veya OSB tanısı alan 71 binden fazla çocuk ve genç, tanı almayan 713 binden fazla kişiyle karşılaştırıldı.
Önceki araştırmalarda DEHB veya otizm tanısı alan kişilerde doğum ağırlığının düşük olması (bebeğin doğduğundaki ağırlığının normalden az olması), erken doğum, düşük sosyoekonomik düzey ve ebeveynlerde psikiyatrik bozukluk gibi bazı özelliklerin daha sık görüldüğü belirlenmişti. Yeni çalışmada bu özelliklerle tanı arasındaki ilişkinin son 10 yılda giderek zayıfladığı görüldü. Araştırmanın başında düşük doğum ağırlığı ile doğan çocukların DEHB veya otizm tanısı alma olasılığının normal doğum ağırlığı ile doğanlara kıyasla yüzde 54 daha yüksek olduğu belirlenmesine rağmen bu fark, çalışmanın sonunda yüzde 17’ye kadar düştü.
Araştırmacılar, aynı şekilde erken doğum ve bazı sosyoekonomik dezavantajlarla DEHB veya otizm tanısı arasındaki ilişkinin de yıllar içinde azaldığını ortaya koydu. Araştırmanın başyazarı Aarhus Üniversitesinden Magnus Elias Tarp, bulguların bu risk faktörlerinin artık önemli olmadığı anlamına gelmediğini ekledi.
Değişim aşırı tanı konulduğu anlamına gelmiyor
Araştırmacılar, bu değişimde DEHB ve otizm farkındalığının yükselmesi, sağlık ve eğitim sistemlerinin vakaları daha iyi fark etmesi ve tanısal değerlendirmelere erişimin artması gibi nedenlerin rol oynayabileceğini düşünüyor. Aynı zamanda nörogelişimsel özelliklerin ne zaman klinik açıdan önemli kabul edildiğine ilişkin bakış açısının da değişmiş olması olası sebepler arasında gösterildi.
Çalışmanın yazarlarından Oleguer Plana-Ripoll, araştırmanın DEHB ve otizm tanılarının son yıllarda neden bu kadar belirgin bir şekilde arttığını anlamaya yardımcı olduğunu söyledi. Plana-Ripoll, bu durumların “aşırı tanı konulması” veya daha basit hale geldiğini göstermediğini, zaman içinde DEHB veya otizm tanısı alan grubun özelliklerinin değiştiğini ve bu değişimin tanı eğilimleri değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Araştırmacılar, diğer ülkelerden de yapılacak çalışmalarla aynı değişimin farklı toplumlarda da görülüp görülmediğinin araştırılması gerektiğini düşünüyor.
Kaynak: JAMA Psychiatry
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. İlaç ve takviye kullanımında hekime ya da eczacıya danışın.
Bu yazı işine yaradı mı?
Görüşünü paylaşmak için giriş yap.
